Nereden
başlasam, nasıl başlasam bilemiyorum. Bir başlasam sayfalarca küfredecekmişim
gibi geliyor. Yazı okunacak halden çıkıp küfür manifestosuna dönüşecek diye
tırsıyorum. Çok fenayım lan, öyle böyle değil. Elim ayağım dolandı sinirden. Ekşi’de
gördüğüm bir entry üzerine bu yazıyı yazmak istedim. (https://eksisozluk.com/entry/51279226)
Bi okuyun, hak vereceksiniz. Adamın kredi kartı bilgilerini ele geçirerek
kendisine ait olmayan kredi kartından şerefsizler 6320 TL çekmişler. Bu
hırsızlığı yaparken de Cansuyu derneğine 1.000 lira bağışta bulunmuşlar. Ahahha
çıldırıyorum lan. Adam hırsızlık yaparak sevap işliyor. Seni gidi sonradan
görme müslüman bozuntusu seni. Kumar parasıyla kurban kesmek,rakıyla oruç açmak
gibi bir şey lan bu. Adamcağız hamile eşinin doğum masrafları için limiti
arttırdığını belirtmiş. Olm çok pis ağzımı bozucam bak.
Malum son
yazıda Türkiye’de kredi kartı sayısının 58 milyonun üzerinde olduğunu
belirtmiştim. 58 milyon kart dolandırılmaya müsait milyonlarca insan demek. Bunun
cahillikle alakası yok. Bu örnekteki mağdur arkadaş bir devlet memuru.
Muhtemelen öğretmen... Yani öyle okumamış etmemiş bir adam değil. Bu ne demek ?
Gün gelir bu şerefsizler sizi de öpebilir demek. Ayık olun. Önlem alın. Bunun
için yazıyorum bu yazıyı.
Bir çok kişi
kredi kartı dolandırıcılığını şifre çalınması zannediyor. Çok görmüşsünüzdür
atm’de işlem yaparken atm ye kapaklanan adamları. Neden böyle yapıyorlar ?
Çünkü en başından beri söylenen bir cümle var. Alttan alttan zihnimize
işlenen... ‘’Kredi Kartı şifrenizi
kimseyle paylaşmayınız’’. Şifre öğrenilmezse kimse seni dolandıramaz
sanıyorsun ancak o iş bu kadar basit değil kompela. Anlatıcam bekleyin az.
Polis
kayıtlarınız geçmiş bir sürü kredi kartı dolandırıcılığı şekli var. Kart
kopyalayanı var, atm’ye kartın sıkışmasını sağlayıp yardım ediyorum ayağına
şifre öğrenip kart sahibi uzaklaştıktan sonra atm’den kartı alıp öğrendiği
şifreyle bi güzel harcama yapanı var. (bi an cümleyi bitiremicem sandım
emenike) Kredi kartı üzerindeki
şeritteki kodu silip encoder (kodlayıcı) adı verilen bir cihazla yeni kart
bilgileri yükleyeni var. Var oğlu var.
Ben yukarıda
bahsettiğim olay üzerinden yürümek istiyorum. Nolmuş bu olayda ? Kart sahibi
bilgileri ele geçirilmiş ve bi güzel işlem yapılmış. Şifre kullanmadan nasıl
oluyor bu ? Bal gibi olur arkadaşım. Bir kredi kartıyla işlem yapmak için şifre şart değil. İnternet üzerinden yapılan
işlemlerde 3D secure diye bir yöntem var. Adamlar yapmış. Kartınla bir işlem mi
yapıyorsun. Cep telefonuna şifre geliyor, bu şifreyi giriyor ve işlem
yapabiliyorsun. Şifreyi giremezsen işlem iptal. En temizi bu. Bu yöntemle senin
cep telefonunu da ele geçirmediyse kralı gelse seni dolandıramaz.
Bir de 3d siz
işlem diye birşey var ki bu olayda yaşanan tam olarak bu. Kartınız 3d siz işleme
kapalı değilse ve Kart numaranızın tamamı , son kullanma tarihi, cvv no (kartın
arkasındaki 3 rakam) elinde olan kötü niyetli bir dolandırıcı kartınızı önce
hüpletir, sonra gümletir. Yani olay sadece senin kart şifrenle bitmiyor.Senin
kart numarana, cvv koduna, son kullanma tarihine de sahip çıkman lazım. Atm’ye
tecavüz eder gibi kapaklanman seni dolandırılmaktan kurtarmıyor bebeğim.
3D siz işlemde
şifre olmadan ödeme yapar geçersin. Banka senden onay sormaz. Kart şifreni
istemez. Riskli bir durumdur. Bu banka uygulaması değil çekimi yapan firmanın
bir tercihidir. Akıllı firmalar 3D yi şart koşmaktadır. Böyle bir olayda işlem
yapan kişi harcama itirazında bulunması halinde sorumluluk çekimi
gerçekleştiren firmadadır. Bu çekimi satış yapılan bir ürüne istinaden
çektiğini, ürünün kart sahibine ulaştığını kanıtlamak durumundadır. Kanıtlayamazsa
para ondan banka aracılığıyla alınarak kart sahibine iade edilir.
İnternet
siteleri ve kart bilgi paylaşımı
Özel sektörde
çalışmaktayım, uzun süre telekom ve telefon piyasasında faaliyet gösteren
şirketlerde çalıştım. İnternet üzerinden çekim yaptırarak satış yapan diğer tüm
firmalardaki gibi sanal pos ekranlarının nasıl çalıştığını gördüm. Çekimler,
harcama itirazları hakkında epey tecrübe edindim. Hatta şirketin internetten
satış ekranlarının muhasebe programıyla uyumlu çalışmasını sağlayacak
geliştirmeler falan yaptım. İçini dışını biliyorum yani kompela. Şunu bilin
internetten yaptığınız her alışverişte kendinizi dolandırıcınıza bir adım daha
yaklaştırıyorsunuz. Meşhur, bilindik bir siteden yaptığınız her kredi kartı
alışverişinde bilgileriniz firma datalarına işlenir. Gözünüz aydın.
Sizi telefonla
arayıp kredi kartınızın son 4 hanesine kadar başarıyla söyleyip bir de üstünüze
ev adresinizi söyleyip, annenizin kızlık soyadına kadar bilen tipleri
görmüşsünüzdür. Ha işte bütün bu bilgileri onlara siz veriyorsunuz zaten. İnternetten
alışveriş için kart bilgilerini girdikten sonra adres bilgini girmiyor musun ?
işte bunlar gün geliyor tırmalıyor hacı. Bu şerefsizler büyük sitelerin
elindeki bu dataları patlatıyor ve bi güzel kullanıyor. Dataları patlatıyorlar
diyorum, böyle olduğuna inanmak istiyorum. Bu sitelerin bu işten para kazanma
yoluna gidecek kadar aptal olduklarını sanmıyorum. Şahsi görüşüm bu dataların
hacklenmesi veya şirket içinden bilgi sahibi kişilerin bu datayı 3. Kişilerle paylaşması
yoluyla bu adamların eline geçtiği yönünde. Diğer ihtimal de var yok değil. Piyasada
bu şirketler bu dataları parayla satıyor şeklinde bir şehir efsanesi var. Ancak
ben şu ana kadar buna hiç şahit olmadım. Yapanları vardır belki ama ben
görmediğim şey hakkında varmış gibi atıp tutamam. Şirketler bu riski almazlar
ama sen ben gibi adamlar alabilir. Kim bilecek ki ? Benim kanaatim art niyetli
şahısların bilgileri para karşılığı ‘’tebrikler, samsung cep telefonu
kazandınız’’cılara sattıkları yönünde.
Dolandırma
süreci
Şimdi başımdan
geçen bir süreci anlatacağım size. Süreç dedim bak olay değil. Eski çalıştığım
şirkette günlük 2.5 milyon TL lik pos satış rakamları gördüm. Şaka değil lan,
2,5 mio tl. Rakam ne kadar yükselirse o kadar seviniyorduk. 2,5 mio tl lik pos
çekimi demek günlük 2,5 mio tl lik satış demektir bir yerde. Hey gidi hey ne
günlerdi emenikeyim. Sonra işin rengi değişti. Şikayet telefonları geldi. Öyle
bir iki değil , yüzlerce. Finansçı olan ben müşteri hizmetleri gibi çalışır
oldum.
Arayan herkes ekstresinde şirket unvanını
görünce fark etmişti. Kimse aslında bizim şirketten bir şey almamıştı ama
ekstresi aldığını söylüyordu. Bu artarak devam etti. İlk başta iyiydi de sonra
çok bozdu. Bayağı bozdu yani öyle böyle değil. İnanılmaz bozdu. Çok fazla bozdu
yani. Öyle büyük o kadar bozdu, önünü alamadık öyle kötü bozdu yani. Bozdu,
bozdu, bozdu, Bi yerden sonra bozmaz diye bekledik, daha da bozdu. Artık
bozmasın dedik, iyice bozdu, artık inanamadık, bozdu, bozdu gitti yani.
Sonradan anladık
ki bayi olarak onayladığımız call center diye elemanlar türemişti. Bunlar göstermelik
bir bayi açıyor. Bunu 1 – 2 ay normal bayi gibi alım satım yapıyordu. Çünkü
bayi olmak o kadar bir şey değil. Kanıtlaman lazım. Evrakları hazırlayıp min.
maliyetle bir bayi açıp bayilik yapıyor gibi görünüyorlardı. Teminat mektupları
falan vardı. Saha elemanı oraya gittiğinde sıradan bir bayi görüyordu. Bu
şirket paravandı. Arka planda asgari ücretle 4-5 tane lise mezunu kızı
telefonun başına oturtuyor. Sabahtan akşama kadar illegal şekilde elde ettiği
datayla (senin kart bilgilerin, anne kızlık soyadın, adresin) insanları
arıyorlardı. ‘’Sağlık sigortanızın
taksitini vadesi geldi. Bugün öderseniz 400, ödemezseniz 1200 tl ödemek zorunda
kalacaksınız’’ diye korkutuyorlardı. Bizzat kayıt altına alınmış telefon
konuşması dinledim ben. Aynen böyle
diyorlar. Sen de karşına geçmiş, tüm bilgilerimi elinde ve kendinden emin
konuşan bu abla karşısında dut gibi kalıyorsun. ‘’Nasıl lan ? Benim sigortam yok ki’’ bile diyemeden kartınızdan
çekimi gerçekleştiriyorlardı.
İş işten
geçmişti. Bir sürü insandan çekim yapmışlar ve bunu şirketin sanal posunu
kullanarak yapmışlardı. Bu çekimler karşılığında dünyanın telefonunu almış, piyasa
altı fiyattan okutarak dünyanın parasını kazanmışlardı. İşin kötüsü her an iade
olabilecek çekimler karşılığında at gibi ürün satmıştık. Adamlar büyük vurgun
yapmışlardı. Ulaşmaya çalıştıklarında bu ufak bayilerin kaybolduklarını gördük.
Bir tane de değillerdi, en az 10-15 bayi vardı bu şekilde. Şirket zan altında
kalmaya başlıyordu. Derhal bu adamlara ulaşıldı. Teminat mektupları
bozdurulacağı tehditiyle yola gelinildi. İtiraz edenlerin çekimleri sorgusuz
sualsiz iptal ediliyordu bizim şirket tarafından. Şirket de karşılığında bu
itlerden parasını alıyordu. Ürün satışı ve pos çekim yetkileri durduruldu.
Ancak bu itler vuracağını vurmuş, cebine atmıştı.
İnsanlar
itiraz etmeye ve benim çalıştığım gibi şirketler ‘’noluyo lan?’’ diye sormaya
başlayınca taktik değiştirdiler. Sağlık sigortası diye başlayan bu adamlar
çekim sonrasında kart sahiplerine uyduruk ürünler göndermeye başladılar. Adını
sanını bilmediğin piyasa değeri 100 lira etmeyen dandik telefonlar ve alakasız
bir iki şey(ağda gönderdiklerini öğrendim bir görüşmede) koyup adrese
kargoluyorlar. Teslim aldığında internetten alışveriş yapmış, karşılığında
ürün/hizmet almış oluyordun. Çaaatt vurguncular vurguncular, sinemalarda.
Bunların
itlikleri bu kadarıyla da kalmıyor. Bir görüşmede saf bir abiye ağda satan bu
adamlar adamın kartının 3d siz işleme kapalı olduğunu farkediyor. Deniyor,
deniyor olmuyor. Bunun üzerinde kartını sömüreceği saf abiye ‘’ işleminizi onayladım. Ptt kargo ile
gelecek adresinize. Onaylıyorsanız cebinize gelen kargo şifrenizi söyleyin’’
diyor. Bak bak bak.. Bu gelen şifre ne şifresi tahmin edin ? 3d güvenlik şifresi tabi ki. Saf
abimiz bunu da veriyor. Sonunda sövüşleniyor. Forma kazandığını sanan abi kartından
3d güvenlikli olarak ağda malzemesi almış oluyor. Hem de 900 liraya. Dönen
dolaplara bak serhat yahu.
İşte bu
haysiyetsizler böyle. Sizi arayarak veya aramayarak kartınızdan çekim
yapabilirler. Bi anda bilmediğiniz borçların altına girebilirsiniz. Bu yüzünden
ayık olun ve beni dinleyin. Şu yazdıklarımı bir bir uygulayın.
1- Kartlarınızı 3D siz işleme kapatın. Bunu yapınca
kartınızdan bilginiz dışında işlem gerçekleşemeyecek. Kart bilgileriniz
adamların elinde olsa dahi cep telefonuna gelen şifre olmadan hiçbir şey
yapamazlar. Salak olmayın da o şifreyi de vermeyin anasını satayım
2- İnternet alışverişinizi azaltın. Güvendiğiniz
büyük siteler dışında antin kuntin yerlerden alışveriş yapmayın.
3- Kendi bilgisayarınız dışında bilgisayarlardan
alışveriş yapmayın. İnternet kafeden falan yapanlar var. Duyduğumda kocaman bir
yuh çekmiştim. Resmen internet kafe sahibine ‘’al bu kredi kartım, beni
dolandır’’ demek bu. Yapmayın öyle şeyler.
4- Mümkünse kart kullanmayın. Kapıda ödeme
seçeneğini kullanın. Kart kullanacaksanız da 1. Maddeyi hatırlayın
5- Site adresini girdiğini adres kutusunda adresin
baş kısmında https:// yazdığından emin olun. HTTP harflerinin sonunda “S”
bulunması güvenli bir bağlantı ile alışveriş yaptığınızı, işlemlerin
şifrelendiğini gösterir. Kendinizi az da olsan güvende tutmuş olursunuz.
6- Sizi arayıp falan filan kazandınız diyenleri
kaale almayın. Birşey kazandıysanız eğer sizi arayıp neden kart numaranızı
istesinler ? Azıcık ayık olun. Bunlar sizi arıyorsa kart bilgileriniz zaten
ellerinde demektir. Sizden onay almak için sizi arıyorlar. Hiçbir onay
vermeyin. Bir daha aramaları halinde suç duyurusunda bulunacağınızı söyleyin.
7- Arayan kişilere vergi numarası ve şirket
ünvanı,adresi gibi bilgileri sorun. Bunları vermekten kaçınanlar
dolandırıcıdır, uzak durun.
8- Bilmiyordunuz, çekimi onayladınız, hatta 3d
şifre de verdiniz. Herşey bitti sanmayın. 7 gün içinde cayma hakkına
sahipsiniz. Cayma hakkını kullanın. Adamlara ulaşamıyorsanız Tüketici
mahkemesine başvurarak paranızı geri alabilirsiniz.
9- Cayma süresini geçirdiniz, yine paranızı
kurtarabilirsiniz. Harcama itirazı(chargeback) için bankanıza başvurun. 3d siz
yapıldıysa bilgim dışında çekim yapıldı diye başvurun. Banka sizi haklı bulup
iade eder. Eğer 3d güvenlik şifrenizi verdiyseniz çekimi kabul edip ‘’ürün
teslim etmediler’’ diye itiraz edin. Bu durumda banka satıcıya teslim belgesi
soracaktır. Ürün teslim ettiğini kanıtlayamazsa iade olur.
Bir sonraki
yazıda görüşürüz. O zamana kadar kendinize dikkat edin. Istırırım hatta belki yalarım.